Yasaları Doğru Uygulamak..ulucgurkan.net

Nis 6 2006 Etiketler : Uluç Gürkan, Star
Yasaları Doğru Uygulamak..

Yasalar ne yok sayılmak, ne de keyfimizce başkalarının hakkını gasp etmek için değildir. Gereğince uygulanmaları gerekir.



Asker de, polis de uzun süredir yakınıyordu. AB'ye uyum adına terörle mücadelenin zaafa uğratıldığını, güvenlik güçlerinin elinin kolunun bağlandığını savunuyordu.

Hükümet ise pek oralı olmuyordu. Sadece, sorunun çözümünün “daha çok demokrasiyle olacağını” söylüyordu.

Son olayların hükümeti de etkilediği anlaşılıyor.

Terörle Mücadele Yasası değiştirilecek. Güvenlik güçlerinin yetkileri, “güncel ihtiyaçların” ışığında arttırılacak.

* * *

Terörle mücadele, iki centilmen arasındaki kurallara bağlı bir düello değildir. Güvenlik güçleri, Avrupa ülkelerindekine benzer biçimlerde inisiyatif kullanabilmeli, terör tehdidine karşı anında ve etkili güç kullanımı yöntemleriyle müdahale edebilmelidir. Aksi halde, bir haftadır Türkiye'nin dört bir yanında görüldüğü gibi, kamu düzeni her bakımdan bozulabilir, istenmeyen can kayıpları yaşanabilir.

Ancak güvenlik güçleri, hem inisiyatif kullanırken, hem de güç kullanırken son derece hassas olmak zorundadır. Öncelikle de aşırı güç kullanımından kaçınmalıdır.

Bu bakımdan, Terörle Mücadele Yasası değiştirilirken, mutlaka daha sert önlemlere yönelmek, örneğin gözaltı süresini keyfi olarak uzatmak düşünülmemelidir. Bunun yerine, güvenlik güçlerinin olaylara müdahalesini sınırlayan, müdahale anında da hareket kabiliyetini kısıtlayan anlamsız formalitelerin ayıklanması üzerinde durulmalıdır.

Ötesinde, yasa değişikliğinin yanında mevcut yasaların gerektiği biçimde uygulanması da pek çok sorunu çözebilecek önemdedir.

* * *

Türkiye'de yasaların uygulanmasında ciddi sorunlar yaşanıyor. Yasalar bazen hiç uygulanmıyor, bazen de kabul edilmez bir katılıkta kişi haklarına karşı bir tehdit olarak kullanılıyor.

Basında fotoğrafları vardı.. İstanbul sokaklarında yüzleri maskeli teröristler, ellerinde molotof kokteyli dolu poşetlerle eyleme gidiyorlar. Foto muhabiri arkadaşlarımız bu dehşet verici olayı görüntülüyor, ancak güvenlik güçleri teröristleri engellemek ve etkisizleştirmek için harekete geçmiyor. Harekete geçmek için molotof kokteyllerinin patlamasını, mala ve cana zarar gelmesini bekliyor.

Gene basında yer aldı.. Kimi yetkililer bu aymazlığı, “kentlerde yapılan gösterilerde polis fazla güç kullanamaz, çünkü hep kadın ve çocuklar ön saflarda bulundurulur” diye açıklamaya çalışmış. Hiç ilgisi yok. Poşetle molotof taşıyan sempatizanların yer aldığı fotoğraf bu mazereti haklı kılmıyor, tam aksine, o laylar süresince yasaların ve kamu otoritesinin askıya alındığını kanıtlıyor.

* * *

PKK'nın kent saldırılarında yasaları uygulamaktan kaçınan kamu otoritesinin, aralarında manken, fotomodel ve şarkıcıların da olduğu 22 kadına reva gördüğü muameleye ne denebilir?

İstanbul'da ahlak polisi, bir suç çetesinin ifade ve telefon dinlemelerine dayanarak bu kişileri “fuhuş yaptıkları” izlenimi vererek sabah saatlerinde evlerinden topluyor ve gözaltına alıyor. Basına da önceden haber verilmiş olmalı ki, olayla gerçekten ilgisi olup olmadığı belirlenmeden özellikle ünlü olanların isimleri ve resimleri her yerde yayınlanıyor.

Olayı soruşturan savcılık soruşturması henüz tamamlanmış değil. Nasıl bir dava açılacak, kim neyle suçlanacak bilemiyoruz. Ancak yapılan açıklamalardan, bazılarının boş yere gözaltına alındığı, olayla ilgisinin sadece telefonla aranmak ve belki de uygunsuz bir teklife muhatap olmakla sınırlı kaldığı anlaşılıyor.

Bu olay, ahlak polisinin yasalardan aldığı bir yetkiyi, kabul edilmez bir acımasızlıkla ve anayasal güvence altındaki kişi haklarına karşı bir tehdit olarak kullandığını göstermiyor mu? S avcılık iddianamesinde adı dahi geçmeyecek hiç bir suçu olmayanlar varsa, bu kişilerin sosyal ve özel yaşamlarındaki olumsuz etkiler nasıl telafi edilecek ?

Nihayet, küçük kız çocukların genellikle kendileriyle özdeşleştirdikleri “Barbie” bebeklerinin adının böylesi bir operasyonla özdeşleştirilmesini kim nasıl açıklayacak? Polisin magazin merakı mı denecek?

* * *

İstanbul'da aynı günlerde yaşanan bu iki olay bir gerçeği artık algılamamız gerektiğini ortaya koyuyor.

Yasalar ne yok sayılmak, ne de keyfimizce başkalarının hakkını gasp etmek için değildir. Gereğince uygulanmaları gerekir.