Tekelleşen ve Ticarileşen Basın..ulucgurkan.net

Mar 28 2006 Etiketler : Uluç Gürkan, Star
Tekelleşen ve Ticarileşen Basın..

Eğer Başbakan Erdoğan gerçekten samimiyse, basının eskisi gibi kendisine sınırsız destek olmasını değil de doğruyu yansıtmasını istiyorsa, basında tekelleşmeyi ve ticarileşmeyi önleyerek bunu kolaylıkla sağlayacağını bilmelidir.



Başbakan Tayyip Erdoğan son günlerde basından hoşnut değil. Gün geçmiyor ki Başbakan basına çatmasın, öfkesini dışa vurmasın.

Başbakana göre basın “gerçekleri yazmıyor, haberleri saptırarak” veriyor. Hükümeti “zayıflatmak ve sarsmak” amacıyla, “çirkin bir iftira kampanyası” sürdürüyor.

Başbakan Erdoğan, basına yönelik suçlamalarını böylece sıraladıktan sonra, sesini de iyice yükselterek soruyor:

“Böyle medya mı olur? Medyanın görevi bu mudur?”

Özellikle Müsteşarı Ömer Dinçer'in Şemdinli iddianamesini yönlendirdiği yolundaki iddiaların sonrasında, Başbakan bir adım daha ileriye gidiyor. Doğrudan basın patronlarını hedef alıyor. Patronların kimi isteklerini yerine getirmediklerini söylüyor ve sözlerini son derece ağır bir suçlamayla noktalıyor:

“Bizden isteyip de alamadığınız bir şeyler mi var, o yüzden mi saldırıyorsunuz?”

* * *

Başbakan Erdoğan'ın basın patronlarını hedef alan bu sözleri beni dört yıl öncesine, Mayıs 2002'de TBMM'nde yaşanan RTÜK Yasası değişiklikleriyle ilgili tartışmalara götürdü.

DSP-MHP-ANAP Koalisyonu, ne yazık ki basında tekelleşmenin önünü bütünüyle açacak, bu arada basın patronları için devlet ihalelerine katılma ve borsada faaliyette bulunma olanakları getirecek bir düzenleme öngörüyordu. Ben de bütün gücümle bunun yanlış olacağını anlatmaya çalışıyordum.

Tutanaklardan aktarayım:

“Bugün burada son derece tehlikeli bir iş yapıyoruz, deyim yerinde ise ateşle oynuyoruz, ..., demokrasiyi dinamitliyoruz. Görüştüğümüz tasarı, ... ötenazi hakkının kullanımıyla eşdeğerdedir...

Tasarı, büyük medya sermayesini ülke yönetimi üzerinde egemen kılmayı amaçlıyor. TBMM'nin de, hükümetin de üzerinde ... bir büyük birader yaratıyoruz... Bunun anlamı şudur: Toplumsal çeşitlilik, talepler ve fikirler bastırılacaktır, sermaye yapısı tekelleşecektir, büyük sermaye ile hükümetler ve bürokrasi arasında antidemokratik işbirliği olanakları doğacaktır...

Radyo, televizyon ve gazete gibi kitle iletişim organı sahiplerinin elindeki güç son derece büyüktür. Kamusal yarar, mutlaka korunmalıdır... Bunun yolu , ... tekelleşmenin önlenmesini ... öngörmektedir...

Medya bir kamu hizmetidir; bireysel çıkarların odağında ticarîleştirilmemelidir. Ticarîleştirilmiş bir medya, demokratik bir ülkenin medyası olamaz...”

* * *

Tutanaklar bu sözlerin, mensubu olduğum DSP sıralarından çok o günkü AKP sıralarından alkış aldığını yansıtıyor. Hatta, AKP'li milletvekillerinin alkışla yetinmedikleri, konuşmamın üç, dört yerinde desteklerini "bravo" sesleriyle de gösterdikleri anlaşılıyor.

AKP şimdi muhalefette değil, iktidarda. Basında tekelleşmeyi önleyici ve basın patronlarını basın dışı işlerden arındırıcı yasal düzenlemeleri yapabilecek sayısal gücü de fazlasıyla var.

Ancak AKP, muhalefetteyken savunduğu görüşlerini iktidardayken sahiplenmedi. Basında tekelleşmeyi ve ticarileşmeyi önleyecek yasal düzenlemeleri gerçekleştirerek basının gerçekleri yansıtacağı demokratik bir düzen için çaba harcamadı. Bunun yerine, Başbakan Tayyip Erdoğan'a ve hükümetine sınırsız destek verileceği umuduyla tekelci düzene seyirci kalındı.

Basın ile siyasal iktidarlar arasındaki ilişkiler demokratik temelini kaybedip ticarileşince, ister istemez sağlıklılığını da yitiriyor. Başlangıçta belli bir destek sağlansa da, bu destek zaman içinde kaybolabiliyor.

Bu durum, bir önceki yasama döneminde Bülent Ecevit'in de başına gelmişti. O günlerde kimi basın organları Ecevit'i yere göğe sığdıramıyor, “80'lik delikanlı” manşetleriyle hastalığını dahi görmezden geliyordu. Ne zaman RTÜK Yasası TBMM'nden çıktı, aynı basın organları Ecevit'e cephe aldılar, bu kez hastalığını da istismar edip kendisini “işe yaramaz” ilan ettiler.

Eğer Başbakan Erdoğan gerçekten samimiyse, basının eskisi gibi kendisine sınırsız destek olmasını değil de doğruyu yansıtmasını istiyorsa, basında tekelleşmeyi ve ticarileşmeyi önleyerek bunu kolaylıkla sağlayacağını bilmelidir.