Sonun Başlangıcı..ulucgurkan.net

Mar 4 2006 Etiketler : Uluç Gürkan, Star
Sonun Başlangıcı..

AKP, Unakıtan olayında işin gereğini yapamaz ve iddiaların soruşturulmasını gerçekleştiremezse, sandık için “sonun başlangıcını” engelleyemez.



40 kadar AKP milletvekilini birebir tanıyorum. Onlarla yıllarca parlamentoda birlikte çalıştık.

Bu milletvekillerinin en az yarısının, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hakkında CHP'nin verdiği gensoruya “ret” oyu verirken epey zorlandıklarını sanıyorum. Karşılaştıklarıma da bunu soruyorum:

“Unakıtan böylece aklanmış mı oldu? Mesut Yılmaz ve Yüce Divan'da yargılanan öteki bakanlar hakkındaki “Meclis Soruşturması” talepleri geçen dönemde reddedilmişti. Şimdi siz de Maliye Bakanı hakkındaki iddiaların soruşturmasını gelecek dönemlere ötelemiş olmuyor musunuz ?”

AKP'li milletvekillerinden sıkıntılı yanıtlar alıyorum. Genelde de, “ Umarız Sayın Bakan bir an önce istifa eder ve hem Başbakanı, hem partiyi, hem de bizi rahatlatır” temennisiyle karşılaşıyorum.

* * *

Bu mümkün mü? Maliye Bakanı Kemal Unakıtan önümüzdeki günlerde istifa edebilir mi?

Bakan Unakıtan “istifa çağrılarına aldırmadığı” gibi bir izlenim veriyor. Başbakan Tayyip Erdoğan da bakanını iddialı bir kararlılıkla savunuyor. Unakıtan ve ailesi hakkındaki iddiaları “iftira” olarak nitelemekten ve “basının konuyu çıkar karşılığında gündemde tuttuğunu” söyleyerek karşı suçlama yapmaktan kaçınmıyor.

Başbakanın bu kararlılığı ne kadar sürer bilemem. Ancak, Maliye Bakanı ve çocuklarıyla ilgili iddiaların uzun süre görmezden gelinemeyeceğini söyleyebilirim.

Bir bakanın çocuklarının “ticaret yapıp yapamayacağı, yapacaklarsa hangi ölçülere uyacakları” tarzındaki “siyaset ahlakı” tartışmalarını bir kenara bıraksak dahi, Unakıtan olayında mutlaka açığa kavuşturulması gereken sorular vardır. Özellikle de, Maliye Bakanı'nın oğluna, hem mısır ithalatında hem de pastörize yumurta işinde, vergi oranlarında yapılan kısa süreli değişikliklerle nasıl bir akçalı ayrıcalık sağlandığı soruları yanıtsız bırakılamaz.

Aksi halde Unakıtan olayı, önümüzdeki hafta sonunda Kızılcahamam'da yapılacak geleneksel AKP toplantısında sıkıntıya yol açar.

* * *

AKP Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Mahmut Koçak, “Kızılcahamam toplantısı bir milat niteliği taşıyor” diyor.

Açık anlatımıyla Dr Koçak, Unakıtan sorununun Kızılcahamam toplantısı öncesinde çözüme kavuşturulmasını istiyor. Bunun AKP açısından ne kadar önemli olduğunu da şu sözleriyle vurguluyor:

“Eğer olaylara müdahale eder gereğini yaparsak, bu, parti ve Türk siyaseti açısından hayırlı olur. Yapmazsak bunun sonucu sandıktan gelir.”

Dr. Koçak, partisi için göz ardı edilemeyecek önemli bir uyarı yapıyor.

Kasım 2002 seçimlerinde AKP'nin, yeni kurulmuş bir parti olarak hangi koşullarda tek başına iktidar olduğunu anımsayın.

Bir önceki Nisan 1999 seçimlerinde bir aradaki oyları yüzde 50 oranını aşan DSP-MHP-ANAP Koalisyonu bütünüyle parlamento dışına itildi. Deyim yerindeyse, her üç parti de tasfiye edildi.

2001'de yaşanan ekonomik kriz ve bunun geniş halk kitlelerini yoksullaştırması, hiç kuşkusuz koalisyonu oluşturan her üç partinin de yıpranmasında etkili oldu. Ancak en yıpratıcı faktör, soruşturulması yerine TBMM'ndeki sayısal üstünlükle kapatılması yoluna gidilen “yolsuzluk” iddialarıydı.

AKP işte bu ortamda, “yolsuzluklarla mücadele edeceği” umuduyla toplumun çok farklı kesimlerinin oylarını topladı ve tek başına iktidar olabildi. Ancak bugün geldiği nokta bunun tersinedir. Özellikle Unakıtan olayındaki konumu, bir önceki DSP-MHP-ANAP Koalisyonu'nun sergilediği aymazlıktan farklı değildir.

AKP, Unakıtan olayında işin gereğini yapamaz ve iddiaların soruşturulmasını gerçekleştiremezse, sandık için “sonun başlangıcını” engelleyemez.

* * *

Açıklama : Yazılarımda kendimden bahsetmekten hoşlanmıyorum. Ancak bu yazıyla ilgili olarak, geçen dönemde “Meclis Soruşturması” taleplerinin biri hariç hiç birine “ret” oyu vermediğimi, soruşturmanın açılması yönünde oy kullandığımı belirtmem gerekiyor. “Ret” oyu verdiğim soruşturma talebinin de Yüce Divan'da yargılama konusu olmadığını belirtmemde yarar var.