Solda Ulusalcı Seçim İttifakı..ulucgurkan.net

Mar 23 2006 Etiketler : Uluç Gürkan, Star
Solda Ulusalcı Seçim İttifakı..

Politikacılar bilmelidir ki, hırsla sarıldıkları koltukların ülkeye bir hayrı olmayacağı gibi kendilerini kurtarması da söz konusu değildir.

Türkiye, Ortadoğu'daki Amerikan planları çerçevesinde dizlerinin üzerine çökertilmek isteniyor. Bu amaç doğrultusunda, ülkenin etnik ve dini cemaat temelinde parçalanması için dış zorlamaların ardı arkası kesilmiyor.

Önceki gün yazdığımız Nevruz kutlamaları ve Çanakkale'ye yapılan çarşaflı ve cübbeli çıkartma girişimi, dış zorlamaların yurt içinden de yüreklendirildiğini gösteriyor.

Ulusal birliğimize, laik ve demokratik Cumhuriyet düzenimize kasteden bu girişime meydan okuyacak ve geri püskürtecek bir başkaldırının örgütlenmesi gerekiyor. Bu konuda Türk soluna kaçınamayacağı bir görev düşüyor.

* * *

Türkiye'nin sola ihtiyacı var. Sadece neo-liberal kapitalist düzenin acımasızlıklarına karşı “vicdan” görevi yapması için değil, üniter ve laik yapısıyla çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması için de Türkiye'nin sola ihtiyacı var.

Sağdaki tek parti iktidarları ve sağın alternatifinin sağ olduğu bir siyaset tablosu, Türkiye'nin üzerinde oynanan oyunların bozulmasını sağlamaz. Ancak solun da, bugünkü görünümüyle bu çarpık siyaset tablosunu değiştirecek gücü bulunmamaktadır. Kamuoyu yoklamalarında, ne kadar oy yitirmiş olursa olsun birinci parti konumunu açık ara sürdüren AKP'nin çok gerisindedir.

Solun bu durumu, 12 Eylül 1980 sonrasında kapatılan CHP'nin yerine kurulan sol partilerde siyasetin, “ilkeler yerine kişilerle” yapılması nedeniyledir. Sol yıllardır “sen-ben” kavgasıyla zaman tüketirken, Türkiye için başkaldıracak direnci örgütleyememektir.

* * *

Türkiye'nin içinde bulunduğu koşullar sola yeniden ivme kazandıracak içeriktedir.

AB ile ilişkiler, bitmek tükenmek bilmeyen ödünler sonrasında tıkanmış gibidir. ABD ile ise ilişkilerimiz, özellikle bulunduğumuz coğrafyada hemen yanı başımıza taşınan boyutuyla baş ağrıtmaktadır. Bu ilişkilerde “ulusalcılık-küreselcilik dengesini” kurmak solun işidir.

Ülke içinde de, eğitimden sağlığa, işsizlikten cari açığa, gelir dağılımı eşitsizliğinden bölgeler arası gelişmişlik farkına kadar pek çok alandaki çarpıklıkların ilacı soldadır.

Türk solu topluma inandırıcı bir gelecek planı sunmak zorundadır. Bunun için de öncelikle, hem kendi içindeki yarışa, hem de sağ iktidarlara karşı günlük taktik savaşlarının ötesine geçmeyen eleştiri politikasına son vermelidir.

Yapılması gereken, farklı sol partilerin İtalya'daki “zeytin dalı” girişiminde olduğu gibi “ortak bir paydada buluşmaları” ve önümüzdeki seçimlerde “ittifak yapacaklarını” ortak bir “Başbakan adayıyla” kamuoyuna açıklamalarıdır. Aynı zamanda, Cumhuriyetin temel ilkelerini savunmak için parlamento dışında da toplumun bütün kesimleriyle, gönüllü kuruluşlarla, sendikalarla, meslek kuruluşlarıyla işbirliği yapılmalıdır.

Cumhuriyetçi, ulusalcı ve sol eğilimli kararsız seçmen çoğunluğunu yeniden kazanmanın en etkili yolu, solun böylesi bir seçim ittifakıdır. Seçimler sonrasında seçilen milletvekilleri kendi partilerine dönseler da, seçimler kazanıldığında “koalisyon” için uygun ortam yaratılmış olacaktır.

Soldaki ittifak arayışının, “solu tek çatı altında toplamak” gibi olmayacak bir duayla sulandırılmaması gerekir. “Ben kendi otobüsümüm kaldırdım, binen biner” , ya da “Uygun adres benim, yeterli param da var” türü yaklaşımlar, hiç kuşku yok ki, oturdukları koltuklara sıkı sıkıya sarılmış bencil ve sığ politikacıların günahı olmaktan öteye bir anlam taşımaz.

Bu politikacılar bilmelidir ki, hırsla sarıldıkları koltukların ülkeye bir hayrı olmayacağı gibi kendilerini kurtarması da söz konusu değildir.

TRT'den Açıklama

TRT, önceki gün bu sütundaki çağrıya uydu ve “Büyüteç” programının yapımcısı Haluk Koç'un görevden alınmasının “Şu Çılgın Türkler” yazarı Turgut Özakman ile ilgisi olmadığını açıkladı.

Açıklamada, Özakman'ın “Büyüteç” programında dile getirdiği ve bizim de özellikle altını çizdiğimiz “Çanakkale'nin Atatürksüz anlatılamayacağı, bu büyük zaferin evliyalarla ve doğa üstü güçlerle açıklanamayacağı” yolundaki sözlerine ise değinilmedi. Bu bir eksiklik gibi görünse de biz, yapılan yazılı açıklamanın ışığında, TRT'nin Çanakkale Zaferi ve Atatürk'ün bu zaferdeki askeri dehasıyla ilgili tarihi gerçekler konusunda da kamuoyunu bilgilendirme görevini dün olduğu gibi bugün de yerine getireceğini düşünüyoruz.