Siyaset ve Spor..ulucgurkan.net

Oca 21 2006 Etiketler : Uluç Gürkan, Star
Siyaset ve Spor..

AKP iktidarı her yerde, bu arada sporda da tam hakimiyet kurmak istiyor. Deneyimli ve bilgili kadroları kendi yandaşlarıyla değiştiriyor. Sonuç ortada..



Futbol Federasyonu Başkanlığı'na Haluk Ulusoy'un yeniden seçilmesi, beni 12 Eylül darbesi sonrasında yapılan genel seçimlere götürdü. Bu seçimler öncesinde darbe lideri Orgeneral Kenan Evren bir basın toplantısı düzenleyerek Turgut Özal'ın ANAP'ına oy verilmemesini istemiş, ancak lafını dinletememişti. ANAP, Kenan Evren'e rağmen büyük bir seçim zaferi kazanmış ve tek başına iktidar olmuştu.

Önceki gün yapılan Futbol Federasyonu seçimlerinde ise Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin lafını dinletemedi. Haluk Ulusoy, Bakan Şahin'in Genel Kurul'u yeniden toplantıya çağıracağı yolundaki tehdide ve Belediyelerin kulüpler üzerindeki baskılarına karşın seçimi kazandı.

Ancak Bakan Şahin pes etmiş görünmüyor. Futbol Federasyonu genel kurulunu yeniden toplantıya çağırabileceğini belirtiyor.

* * *

Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ile iki dönem parlamentoda birlikte çalıştık. Farklı siyasi kamplarda olmamıza rağmen kendisiyle ilgili düşüncelerim hep olumluydu. Dengeli ve sağlıklı bir kişiliğe sahip iyi bir hukukçuydu.

Bu nedenle Futbol Federasyonu seçimlerindeki tavrını kendisine yakıştıramadım. Hem seçimler öncesinde hem de seçimler sonrasında yaptığı konuşmaları yadırgadım.

Bakan Şahin'in seçimler öncesinde yaptığı konuşma iki bakımdan yanlıştı. Birincisi, özerk bir federasyonun genel kuruluna müdahale ediliyordu. İkincisi, Başkan adaylarından Haluk Ulusoy'un kişilik haklarına saldırı yapılıyordu. Anayasa'nın 38. maddesinde de yazılı olan “suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” biçimindeki evrensel hukuk kuralına rağmen Bakan Şahin, Haluk Ulusoy'u suçlu sayıyordu.

Seçimler sonrasında TBMM Genel Kurulu'nda istifasını isteyen CHP'lileri yanıtlarken söyledikleri de bu doğrultudaydı. “Ben devletin parasını kendim için mi kullandım ki istifa edeyim” özetindeki konuşması, hem Futbol Federasyonu Başkanlığı'na henüz seçilmiş olan Ulusoy'u hem de onu seçen Genel Kurul'u hedef aldığını gösteriyordu.

Bakan Şahin'in bu peşin suçlama mantığıyla pek çok kişinin, bu arada Başbakan Tayip Erdoğan'ın da görevini yapamaması gerekiyordu.

* * *

Mehmet Ali Şahin, Başbakanlık Teftiş Heyeti'nden yeniden rapor isteyeceğini, müfettişlerin “açılmış ve açılacak olan soruşturmalar” nedeniyle Haluk Ulusoy'un görev yapmasında sakınca görülmesi halinde de yetkisini kullanıp yeni bir genel kurul çağrısı yapacağını söylüyor.

Bu, olayı fazlasıyla zorlamaktır. Öncelikle, Başbakanlık Teftiş Heyeti Bakan Şahin'e değil, Başbakan Erdoğan'a bağlıdır. Buradan raporu ancak Başbakanın isteyebileceği dikkate alınırsa, Şahin'in Başbakanı da işin içine sokmak istediği düşünülebilir.

Varsayalım ki Bakan Şahin bunu başardı ve Başbakan Teftiş Heyeti'ne inceleme talimatı verdi. Teftiş Heyeti Haluk Ulusoy'un görev yapmasında sakınca olduğuna hükmedebilir mi, hükmederse bunu nasıl yapabilir?

Teftiş Heyeti bu tür değerlendirmeleri, bugüne kadar daha çok atanmışlar için oyapmıştır. Oysa Haluk Ulusoy seçilmiştir. Heyet buna rağmen bir değerlendirme yapmaya zorlanırsa, bunun için de Ulusoy'un yeni bir icraatını beklemesi gerekecektir. Seçildiği göreve henüz başlamış olan Ulusoy'un bu bağlamda incelemeye alınması söz konusu olmamalıdır.

Peki Teftiş Heyeti, Ulusoy'un yeniden seçildiği görevini yapmasında sakınca olduğuna, önceki Başkanlık dönemiyle ilgili iddialar nedeniyle hükmedebilir mi?

Bakan Şahin yeni bir rapor isteyeceğini söylemektedir. Bu, Teftiş Heyeti'nin eski iddialarla ilgili rapor veya raporlarında Ulusoy'un görev yapmasıyla ilgili bir çekincesi olmadığını düşündürmektedir. Bu raporlar hazırlandığında Ulusoy'un görevde olmadığı söylenebilir. Ancak hukuk, kişilerin aday olmalarında sakınca bulunmayan hallerde seçildikleri görevi de yürütebilmelerini gerektirir. Ayrıca unutmamak gerekir ki, Ulusoy'un görev dönemiyle ilgili hesaplar, Levent Bıçakcı'nın Futbol Federasyonu Başkanı seçildiği Genel Kurul'da ibra edilmiştir.

Hiç kuşkusuz, Ulusoy'un ibra edilmiş olması hakkında yeni bir soruşturma yapılamayacağı anlamına gelmez. Ancak bu soruşturmanın yeniden seçildiği özerk bir görevi yürütmesini de engellememesi gerekir..

* * *

Türkiye tüm spor dallarında ciddi bir gerileme yaşıyor. Futbol, erkek basketbol, bayan voleybol ve halterdeki dünkü başarılar çoktan unutuldu.

Neden?

AKP iktidarı her yerde, bu arada sporda da tam hakimiyet kurmak istiyor. Deneyimli ve bilgili kadroları kendi yandaşlarıyla değiştiriyor. Sonuç ortada..

Futbol Federasyonu Genel Kurulu'nun verdiği ders, umarız sporda yeni bir dönemin başlamasına kapı açar ve sporda siyasetin etkisi kırılır. Bakan Şahin de ilk günün heyecanından sıyrılır ve sağduyulu davranır.