Öcalan'a Af mı?.ulucgurkan.net

May 2 2006 Etiketler : Uluç Gürkan, Star
Öcalan'a Af mı?.

AB'ye uyum gerekçesiyle yasalarda, güvenlik güçlerinin elini kolunu bağlayan, buna karşın teröristlere kol kanat geren düzenlemeler yapılmıştı. Bu da terör mücadelesinde zafiyet yaratmıştı.

Terörle Mücadele Yasası'yla ilgili tartışmalar, Abdullah Öcalan'a af yolunu açacağı iddia edilen 6. maddeye takıldı kaldı. Sabahtan akşama, yasa tasarısının bu maddesiyle yatıp kalkıyoruz. Haklı olarak, gözümüz tasarının başka bir yanını görmüyor.

Oysa bu tasarıda, terör mücadelesiyle ilgili olarak tartışılması gereken başka düzenlemeler de var.

Daha önce de bu sütunda değinmiştim.. AB'ye uyum gerekçesiyle yasalarda, güvenlik güçlerinin elini kolunu bağlayan, buna karşın teröristlere kol kanat geren düzenlemeler yapılmıştı. Bu da terör mücadelesinde zafiyet yaratmıştı.

Tasarı, öncelikle bu zafiyeti gidermeyi öngörüyor.

Peki, tasarının bu yanıyla yeterli ve dengeli olduğu söylenebilir mi? Güvenlik güçlerini etkinleştirmeye dönük önlemler, demokrasiyle ne ölçüde bağdaşıyor? Örneğin, güç kullanımında aşırıya mı kaçılıyor?

Terörün tanımı ve kapsamı, niçin böylesine genişletiliyor? Türk Ceza Yasası'ndaki pek çok suçun terör suçu olarak tanımlanması, demokratik hak ve özgürlükler üzerinde yersiz bir baskı yaratmıyor mu?

Bu ve benzeri sorunların ciddi olarak tartışılması gerekiyor. Ancak bunun için, Öcalan'a af yolunun açılabileceği yolundaki kaygıların öncelikle giderilmesi kaçınılmaz görülüyor.

* * *

Tasarının tartışma yaratan 6. maddesini defalarca okudum. Bu maddenin Öcalan'a af yolunu açacağı ve açmayacağı konusundaki farklı görüşleri de dikkatle izledim.

Bu konuda bir panel düzenlense, her iki görüşü de gönül rahatlığıyla savunabilirim.

Öyle bir madde ki, Öcalan'ın avukatları pekala “yeniden yargılanma” istemiyle başvuruda bulunabilirler. Nitekim, Öcalan'ın avukatları da böyle bir imkan doğabileceğini yadsımıyorlar. Buna karşın, “Bunun için Öcalan'ın şahsen başvurması gerekir, o da bunu yapmaz” diyorlar.

Peki, yasa bu biçimiyle çıkarsa ve Öcalan yeniden yargılanmak için başvurursa ne olur?

Hiç kuşkusuz, Türkiye'deki mahkemeler bu başvuruyu reddederler. Yasanın Öcalan için böyle bir imkan yaratmadığına hükmederler. Bu durumda da, Öcalan için olayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşıma olanağı çıkar.

AİHM nasıl bir karar verir, bilemeyiz. Ancak karar ne olursa olsun, Türkiye için büyük bir sorun doğar.

Karar Öcalan lehine çıkarsa, ki Terörle Mücadele Yasası'nın 6. maddesinin bu yazılış biçimiyle pekala olabilir, terörist başının affına giden yol ardına kadar açılır. Mahkemenin kararı Türkiye'nin lehine olsa da, Öcalan'a af tartışmasının uluslararası platformlara taşınması ve dış baskılara açık hale gelmesi, terörist başını siyasal iradeye dönüştürme gayretindeki PKK'nın ekmeğine yağ sürer.

Bu koşullarda yapılacak iş açıktır. Tasarıya ne zaman, hangi amaçla ve kimin isteğiyle girdiği dahi açıklanamayan 6. maddeden ivedilikle vazgeçilmelidir. Maddenin yeniden düzenlenip, Öcalan için af anlamına gelmeyeceğinin açıkça belli edilmesi dahi düşünülmemelidir. Bu madde var oldukça, Türkiye terör mücadelesindeki zafiyetlerini bütünüyle aşmış olamaz.

1 Mayıs..

Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere, 1 Mayıs törenlerini televizyonda izlerken, 68'liler Vakfı ile 77'liler Girişimi'nin açıklamaları kulağımdaydı.

68'liler, 1 Mayıs kutlamalarının amacından saptırılmamasını istiyordu. 77'liler ise, 1 Mayıs 1977'de Taksim Meydanı'nda 34 kişinin ölümüyle sonuçlanan katliamın aydınlığa kavuşturulmasını öngörüyordu.

Son derece haklı talepler.. Türkiye, çalışma yaşamında kayıtlılık, örgütlülük, emeklilik gibi en temel konularda dahi sıkıntılı bir süreç yaşıyor. Bu da, çalışanların haklarına her zamankinden daha çok, daha bilinçli ve örgütlü olarak sahip çıkılmasını gerektiriyor.

Ancak, bölücü guruplar ve bu grupların hamisi sözde solcu kimi aymazlar, bu gerçeğe gözlerini kapatıyorlar. 1 Mayıs'ın klasik biçimiyle bittiğini, Berlin Duvarı'nın yıkılışı ve Sovyetler Birliği'nin çöküşüyle birlikte ne işçi ne de enternasyonalist karakterinin kalmadığını öne sürüyorlar. 1 Mayıs kutlamalarını ulusa, ulusal devlete ve ulusçuluğa karşı bir PKK gösterisine dönüştürerek gerçek amacından saptırmaya çalışıyorlar.

Onlara bu fırsat verilmemelidir. Bu sadece 1 Mayıs'ın amacından saptırılması anlamına gelmez. Aynı zamanda, 1 Mayıs 1977'de kahpece katledilen 34 emekçi cana da saygısızlık anlamına gelir.