NE YAPMALI, NASIL YAPMALI..ulucgurkan.net

Eki 11 2007 Etiketler : Uluç Gürkan, Boş Duvar
NE YAPMALI, NASIL YAPMALI..

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde kabul edilen sözde Ermeni soykırımı tasarısı ve ABD'nin Türkiye'nin PKK terörüyle mücadelesine karşı çıkması konularında ne yapmalı, nasıl yapmalı sorularını tartışıyoruz.



ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde oylanan sözde Ermeni Soykırımı tasarısı kabul edildi.
Ne yapacağız, ne yapmalıyız?
Kendi kendine konuşan seyirci konumumuzu daha ne kadar sürdüreceğiz?
Bu oylama öncesi dile getirdiğimiz, İncirlik Üssü'nü ABD'ye kapatmayı, Irak'taki Amerikan askerlerine sağlanan lojistik destek kolaylıklarına son vermeyi, Irak'tan çekilecek birliklere geçit olmamayı gerçekten yaşama geçirmemiz gerekmiyor mu artık?
Oylamayı televizyonda izleyenlerimiz farketmiş olmalı.. Tasarıya karşı çıkan ABD'li parlamenterler de "soykırım oldu, ama bunun için alınacak karar çıkarlarımıza aykırı" diye konuşuyorlardı. Açık anlatımıyla, sözde soykırım iddialarıyla ilgili gerçeklerin dilinden çok, Türkiye'nin tepkisinden anlıyorlardı.
Blöf yapmadığımızı, Amerikan çıkarlarına kocaman bir taş koyacağımızı göstermeliyiz. Aksi halde, AKP hükümetinin beş yıldır uyguladığı sözü öze dönüştürmeyen, dönüştüremeyen dış politika bezirganlığını yinelememiz halinde, bu tasarı Ermenilerin tazminat ve toprak taleplerine doğru yol almaya devam eder.
Aynen terörle mücadele konusunda olduğu gibi, bu konuda da AKP'yi tüm gücümüzle baskı altına almalıyız.
Bu arada, Ermeni iddialarının asılsızlığını da bilgi ve belge temelinde daha da bilenmiş olarak dünyaya anlatmaktan vazgeçmemeliyiz.
Çünkü haklıyız..
Soykırım tanımına esas olan İkinci Dünya Savaşı günlerinde Alman Nazilerin Yahudilere yönelik uygulamaları.. Burada Nazilerin Alman vatandaşı Yahudilerle çatışmasını kaçınılmaz kılan hiç bir şey yoktu. Yahudiler sadık Alman yurttaşlarıydı. Silahlanıp isyan etmemişlerdi. Almanya'nın o tarihteki düşmanlarıyla işbirliği yapmamışlardı.

Ermeniler ise Birinci Dünya Savaşı sırasında Anadoluyu işgal eden yabancı ülkelerin yanında Osmanlı'ya karşı isyan etmiş ve önce Rusya'nın sonra Fransa'nın işgal güçlerinde üniforma giyerek savaşmıştı. Burada soykırımdan değil, dünyanın en saygın tarihçileri arasında ilk sıralarda yer alan Bernard Lewis'in dediği gibi "karşılıklı çatışma" temelinde bir savaş trajedisi "war tragedy" vardı.

Tehcir, bu savaşta Osmanlı ordusunun ikmal yollarının güvenliği kapsamındaydı.

Ötesinde, soykırımın kabulü şu ya da bu parlamentonun, parlamentoların değil, uluslararası bir mahkemenin hükmünü gerektirir. Yahudi soykırımı Nurenberg mahkemesine dayanır.

Ermeni olaylarıyla ilgili olarak ise, İngilizler işgal günlerinde suçladıkları Osmanlı yetkililerini toplayıp Malta'da yargılamak için üç yıl uğraştıklarını, ancak Ermenilere bırak kanlı bir eylemin, kötü muamele yapıldığının da bilgi ve belgelerini bulamayıp "soruşturma, kovuşturma" gereği yok demek zorunda kaldıklarını biliyoruz.

Böylesine haklı olduğumuz bir konuda kararlılığımızı ortaya koyarsak eğer, Amerikadan başlayarak rüzgarın yönünü lehimize çevirebiliriz. Yeter ki AKP üzerinde ona kaytarma olanağı tanımayacak kararlı baskımızı kurabilelim.

----- Original Message -----
From: Genckaya
Sent: Thursday, October 11, 2007 12:33 PM
Subject: RE: Türkiye'nin kararlılığı

Uluc Bey:

Kendileri disindaki buyuk kitleleri ilgilendiren konulara bile “isveren” gozuyle bakan ve Irak’taki Afganistan’daki varliklarini “milli cikar” olarak tanimlayan ABD temsilcilerini dinlerken bir kez daha utandim. Yahu bu is cok uzadi Ermeni cemaatini tatmin edelim. Turkler de biraz aglar sonra ellerine yesil dolar veririz susarlar anlamina gelen bir aciklama yapan ABD temsilcisi gercegi soylemiyor mu? Ancak ulkenin ensesine yillardir kene gibi yapisan teror orgutune karsi yapilacak sicak takibe yurt icinden tepkiler gelecegini aciklayan bir AKP milletvekilinin aciklamasi da ABD’li “dost”larimizin aciklamasindan geri kalmiyor.

Bu ABD Ermenileri icin “onemli” bir adim sayiliyor. Peki biz ne tur bir adim atacagiz. Mehter marsi mi? Yoksa geri adim mi? 1 milyar dolar borc icin bunu yapiyorsalar bu ulkenin (Turkiye’nin) dunya listelerine giren zenginleri yok mu? Nerde Koclar, Sabancilar ve otekiler? Sadece bu ulkenin yoksul ve vatansever insanlarinin mi gururu var ve olacak.

1917’de anneannemin dayisini oldurup vucudunu parcalayip cuval icinde evinin onune birakan Rus askerleri ve Ermeni cetecilerin hesabini ben kimden soracagim? Allah belalarini versin demekten baska carem yok mu? Hangi zirva kagit parcasina yazilan ve adlarini bile hatirlamadigimiz ulke parlamentolarindan gecirilen bu utanc belgelerinin karsiligini nasil alacagiz?

Sakin ama hizli ve akilli politikalari topyekun ortaya koymazsak, 1910’lari yeniden yasamak zorunda kaliriz diye dusunuyorum.

Uzun lafa gerek yok!

Ne yazik ki: Medeniyet dedigin tek disi kalmis canavar! Firsatci, sahtekar ve aymaz!

Saygilarimla,

Omer Faruk Genckaya

Department of Political Science

Bilkent University 06800 Ankara Turkey

90-312-2901856 (tel)

90-312-2902742 (fax)

----- Original Message -----
From: ea1000
Sent: Thursday, October 11, 2007 6:30 AM
Subject: Talas// Re: Türkiye'nin kararlýlýðý
Sevgili Uluc Agabey,

Turnayi gozunden vurmussun. Ben bu konu ile epey ugrastim ve kafami
yordum, ve sonunda farkettimki milletin bizi dinlemeye hic niyeti yok. Niyeti olanlarin da yapabilecegi bir sey yok. Her zaman oldugu gibi bu gunun dunyasinda da kim guclu ise onun dedigi olmakta. Dolayisi ile hem Turkiye'nin hem de Turk diasporasinin gorevi cok guclu olmaktir. Bu illa askeri anlamda degil. Bugun Japonya'nin, Almanya'nin dogru durust bir ordusu yok, ama hala Yahudi soykirimindan bahsederlerken "Naziler yapti" derler, Almanlar degil.

Demekki sozumuzun dinlenebilecegi noktaya gelmemisiz. Calisma bu yone olmali. Karsida dinleyecek kisi olmayinca gonderilen fax'ler, emailler, edilen telefonlar bes para etmez. Dikkat edilirse senin gozledigin gibi tek anladiklari dil menfaat meselesi. Bu boyle olunca bizim ne yapmamiz gerektigi acik. Ben son birkac senedir bogazimi yirtmaktayim, ABD'deki Turkler dogru durust kurumlasmadan ancak tesadufen sonuc alabilirler diye. Politikaciya gore benden giden bir email mi daha kuvvetli, yoksa Turk-Amerikalilar Arastirma
Vakfindan gidecek bir mektup mu, veya Turk-Amerikali Secmenler Birliginin temsilcilerinden olusan bir heyetin ellerinde kocaman bir secim destegi ceki ile ziyareti mi, veya cok guclu birkac Turk-Amerikali isadaminin "bu is boyle olursa bizim de yapabilecegimiz seyler vardir" demesi mi? Daha cok secenekler var, ama bu yukaridakilerin hic biri (ilki haric) dogru durust yapilmamakta.
Ermeniler ise hepsini gayet guzel yapmislar, arkalarinda da kiliselerin destegi ile. Bugunlerde dinler arasindaki ucurumlarin terorizm ve terorizm bahanesi ile ulke yakip yikanlarin sayesinde daha da acilmis olmasi onlarin isini daha da kolaylastirmakta, ama bu tip konularda biraz da Judo gibi momentumun yonunu degistirecek ogeler de vardir, tipki Irak lojistik destek konusu gibi. Bakalim ne
olacak, ama Turkiye'nin kaya gibi durmasi sarttir.

Saygilar, sevgiler,
Erdal Atrek
----- Original Message -----
Sent: Thursday, October 11, 2007 1:05 PM
Subject: [tac] soykirim pazarligi
Ben de Turkiye'nin bu son gelisme karsisinda belirgin bir karakter sergilemesi taraftariyim. Ozellikle de surecin henuz isledigi goz onune alindiginda. Fakat
bir cikar misillemesi niteliginden sakinmaliyiz.

Buraya bir parantez acalim. Turkiye'nin ABD'ye acikca vermesi gereken mesaj bence: ABD Türkiye'ye yuzunu mu sirtini mi donecegine karar vermeli. Resmi Amerikan politikasi, soykirim iddialari karsisinda belirgin ve kalici bir resmi soylem benimsemeli. Biz bunun icin bastirmaliyiz. Lafi gevelemeyin, mealinde.

Bu soylem "bilmem ne tasarisi iliskilere zarar verir" olamaz. Esas skandal tasarinin kabulu degil, iliski gerilir boyutuyla destek argumani gelistirilmesidir.

Sirf bu yuzden, Turkiye'nin ulusal tavri da bence cari cikarlardan bagimsiz olmalidir. Incirlik'i bu sebeple kapattik mi, Bush yonetiminin argumanlarina hak vermis olacagiz. Yani, evet, soykirim oldu ama Turkiye'yi kizdirmak isimize gelmez demistik, bakin, isimize gelmiyor, tipi argumanlara. Parantez kapanir.

Bu mesele Turkiye icin bir ulusal onur meselesidir. ABD bunu anlamiyor veya onemsemiyor. Mesele bu tavda dovulmeli. Ornegin bu karar uzerine Iran'la Nabucco veya baska isbirligi projelerini masaya yatirmak bu meseleyi yanlis tavda dovmektir.

ABD, sozde soykirim tezi ile Turkiye'nin maddi degil manevi varligindan vazgececegini gormelidir. Finans sistemi zaptedilmis bir ulkenin zaten maddi onlemleri olamaz. Lojistik kesilir, o tarafta musluk kesilince yeniden lojistik destek verilir, musluk acilir, vs.

Problem elbette surada: Manevi yaptirimlari nasil kurgulariz? Soylemle degil, eylemle nasil bir ulusal onur farkindaligi yaratiriz? Guney Amerika Bankasi'na
sembolik hesap mi acariz, cumhurbaskani gidip New York'un islek caddelerinin birinde oturma eylemi mi yapar, bilemiyorum, arayan mutlaka bir cozum bulur.

Devletin bu konuyla ilgili mutlaka kurmus oldugu bir calisma grubu vardir, bunun cevabini onlar verebilir. Yoksa da bugun kurulmalidir. Ancak bana gore bu son
gelismeyle baglantili olarak ABD'nin bu bolgedeki cikarlarina tas koyacak kararlar bu meselede elimizi guclendirmez, zayiflatir. Dunyanin geri kalaninda,
ABD'ye verilen rusvetle ortbas edilen, ya da rusvetle dahi ortbas edilemeyen suc, resmi pekistirilmis olur.

Ulusal politikamiza ters gelen ABD cikarlarina tabii tas koyariz, daha once koyduk, yine yapariz. Ancak tasariya bir cevap niteliginde degil. Cunku esas o
zaman soykirim pazarligi masasina oturmus oluyoruz...

Serkan Taylan
TAC '90
----- Original Message -----
Sent: Thursday, October 11, 2007 1:50 PM
Subject: Yanıt: [Dko-iletisim] Türkiye'nin kararlılığı
Sayın Uluç bey

Yazdıklarınıza tümüyle katılıyorum. Hükümet ve Başbakan sanki Türkiye'yi değil de başka bir ülkeyi yönetirmişcesine duyarsız, gamsız, aymaz. Yanlış hatırlamıyorsam seçimlerden bir hafta kadar önceydi. Recep Tayyip Erdoğan televizyonda yapmış olduğu bir konuşmasında "ERMENİ SOYKIRIMI" dedi. Oysa bizler konunun hassasiyetine ondan daha çok dikkat ediyoruz . "SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI" demesi gerekirken (OY KAZANMAK VE BİR YERLERE VERDİĞİ SÖZLERİ YERİNE GETİRMEK İÇİN İÇİN) büyük bir kabullenişi ifade eden sözlerinin üzerinde nedense fazla durulmadı, ya da ben durulduğunu görmedim. ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkişler Komitesinin kabul ettiği tasarıya RTE ve hükümeti mi karşı çıkacak ? ARTIK ÜLKEMDEKİ KARGALARIN BİLE UYANIP GÜLMESİ GEREKİR BU DÜZMECE KARŞI ÇIKIŞLARA.

AKP Hükümetinin satışlarından biri daha yavaş yavaş alıştıra alıştıra yapılmaktadır. Neredeyse tuvalete bile giderken ABD Başkanına danışan bu Başbakan, bu Hükümet ya kendine gelmeli ya da gitmelidir.

KARARLI BASKIYI OLUŞTURMAK İÇİN ATILACAK ADIMLARDA BEN DE TAKİPÇİ OLURUM. SAYGILARIMLA S.HALE ALBAY
----- Original Message -----
From: Omer Akin
Sent: Thursday, October 11, 2007 2:13 AM
Subject: ne yapmali?
Sevgili Uluc:

Yazilarina vede en son yadigina tekrar tesekkurler.

Evte karar gecti. Yakinda butun ABD meclisi onune de gelecek. Bu arada biz
tokat yemis bir velet gibi aglayip sizliyacagiz. Kizginlikla sagi solu yakip
yikmaga, camlari cerceveleri indirmege calisacagiz....

Batilinin, vede Amerikanin, anladigi tek sey 'guc'tur. Tokata tokat gerek.
Bence TCBMM Amerika aleyhine Kizilderelilerin Soykirimini taniyan bir kanun
gecirmelidir. Bunu belgelemek cok daha kolay va bariz. Lami cimi olmiyan bir
soy kirimi. Hem de dagdan gelip bagdakini temizlamek; yani yerini yurdunu
elinden almak icin..... Buyrun....

Boyle bir sey, su anda konu guncel oldugu icin, butun dunyanin ilgisini
cekecegi gibi, Turkiyenin liderligi altinda bir cok ulkeden destek de
gorecektir.

Bunu meclise teklif edecek babayigit varsa ben belgeleri buradan derlemege
baslarim.

Sevgiler, Omer.
Omer Akin, PhD
Professor of Architecture
Carnegie Mellon University
Pittsburgh, PA 15213, USA

V: 412 268 3594, f: 412 268 7507