İKTİDAR STRATEJİSİ DEĞİŞTİ Mİ?ulucgurkan.net

Nis 27 2006 Etiketler : Uluç Gürkan, Star
İKTİDAR STRATEJİSİ DEĞİŞTİ Mİ?

Bülent Arınç, Başbakan Erdoğan'ın bugüne kadar izlediği iktidar stratejisini bozmuş ve Başbakanı Anayasal kurumlarla çatışma konumuna düşürmüştür. Başbakanın düştüğü bu konumun geçici ya da kalıcı olması, rejim tartışmalarının ötesinde, genelde parlamento seçimlerini, özelde ise Cumhurbaşkanlığı seçimini etkileyecektir.

Şemdinli soruşturmasının AKP Hükümeti'ni zora soktu..

Soruşturma yörüngesinden saptırılsın ve Türkiye'nin terörle mücadelesini sorgulayan bir hesaplaşmaya dönüşsün isteniyordu . Bu olmayınca, “dinci” ve “2. Cumhuriyetçi” denilen çevreler başladılar hükümeti eleştirmeye.. Türk Silahlı Kuvvetler i'n i en tepe noktalarına kadar asılsız imalarla suçlamaya yeltenen Van Savcısı ile Emniyet İstihbarat Başkanı cezalandırılınca da ayağa kalktılar.

Günlerdir basında her iki çevreden kalemşorlar, “Hani gideceği yere kadar gidecektin, sözünde durmadın, U dönüşü yaptın” diye hükümete veryansın ediyorlar. Bu tutumu nedeniyle hükümeti, hem “liberal demokrasi kulvarından” hem de “İslami referanslarından” sapmakla suçluyorlar. Adeta ağız birliği etmişler, hükümetin demokratikleşmek ve sivilleşmek yerine sistemle uzlaştığını, askerileşmeye yol verdiğini, AB sürecinde de tekleyip duraksadığını söylüyorlar.

Bu durumu “gönüllü 28 Şubat” olarak tanımlayanlar da var. Bunlar, aba altından sopa gösterir bir edayla, bazı cemaatlerin AKP'ye desteğini askıya aldığını yazıp, “doğal ömrünü çok yakında tamamlarsın” korkusunu salmaya çalışıyorlar.

* * *

TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın 23 Nisan çıkışı, bu gelişmeyle yakından ilgilidir. Arınç'ın bu ortamdan kendisine vazife çıkarıp, AKP tabanının “vicdanı” , 2. Cumhuriyetçi çevrelerin ise “umudu” rolüne soyunduğu kuşkusuzdur.

Arınç “laiklik yeniden tanımlanmalıdır” diyor. Ötesinde, 23 Nisan'da koltuğuna çocuk niyetine 21 yaşındaki bir İmam Hatip Lisesi öğrencisini oturtuyor. Onun “hür kürsü” gerekçesiyle “İmam Hatipliler olarak engel tanımayız, bilin zirveye çıkacağız” diye esip gürlemesine imkan veriyor. Dolayısıyla, “dinci” çevrelerden büyük alkış alıyor.

Bunun yanında, “Ülkede bir rejim sorunu değil, rejimin sahibi olma tartışması vardır” sözleriyle, Cumhurbaşkanı, Anayasa Mahkemesi ve diğer yüksek yargı organları ile Türk Silahlı Kuvvetleri ve YÖK'e de gönderme yapıyor. Bu da, “2. Cumhuriyetçi” takımın övgüsünü alıyor.

Kendilerine “aydın” süsü veren, ancak aydın olmayı “Türkiye karşıtlığı” olarak algılayan bu takım Arınç'ı, Türkiye'de “ demokrasinin tabularından yakınan” ve “daha fazla demokrasi isteyen ” bir kahraman olarak görüyor.

* * *

Oysa Bülent Arınç'ın bu konuşması ne doğrudur ne de yerindedir.

Öncelikle, başta laiklik olmak üzere Cumhuriyetin kuruluş ilkelerinin tartışmaya açılacağı yer, hiç bir koşulda TBMM'nin açılış yıldönümü töreni olamaz. Ötesinde, böyle bir tartışma çağrısını yapacak kişi de TBMM Başkanı değildir.

Konuşmanın içeriğine gelince , “egemenliğin kayıtsız şartsız ulusa ait olduğundan” söz etmesine karşın Arınç, bu egemenliğin “Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eliyle” kullanılacağı, “hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa” bırakılamayacağı biçimindeki Anayasal hükmü görmezden gelmektedir. Oysa egemenliğin kullanımında, parlamentoların yanında başka yetkili devlet organlarının da bulunması, genelde “kuvvetler ayrımı" olarak bilinen evrensel bir demokrasi kuralıdır.

* * *

Bülent Arınç'ın konuşması, özünde doğru olmadığı halde, AKP hükümetini etkilemişe benzemektedir. Başbakan ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın önceki gün TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma, bu etkiyi yansıtmaktadır.

Başbakan Erdoğan'ın bu konuşmasında, “çatışma ve kargaşaya yol açmamak için sustuğundan” söz ederek, TBMM Başkanı Arınç'ı, “yersiz ve zamansız” bir çıkış yaptığı için bir anlamda eleştirmiştir. Ancak, ondan geri kalmamak uğruna, Cumhurbaşkanının yanında, adını vermeden Anayasa Mahkemesi ve diğer yüksek yargı organları ile Türk Silahlı Kuvvetleri ve YÖK'ü hedef alan göndermeler yapmıştır. Başbakanın “Milletin her ferdi cumhurun kendisidir. Onlar laik... devleti nasıl koruyacağını bilir... Bir gün gelecek hiç kimse anayasal ilkeleri birbirinin üstünde ve daha önemli sayamayacak” özetindeki sözleri, önümüzdeki dönemde çok tartışılacaktır.

Öyle görünüyor ki, Bülent Arınç, Başbakan Erdoğan'ın bugüne kadar izlediği iktidar stratejisini bozmuş ve Başbakanı Anayasal kurumlarla çatışma konumuna düşürmüştür. Başbakanın düştüğü bu konumun geçici ya da kalıcı olması, rejim tartışmalarının ötesinde, genelde parlamento seçimlerini, özelde ise Cumhurbaşkanlığı seçimini etkileyecektir.