Hamas'ın Seçim Zaferi..ulucgurkan.net

Oca 28 2006 Etiketler : Uluç Gürkan, Star
Hamas'ın Seçim Zaferi..

Hamas'ın dışlanmaması asıldır. Filistin halkı Hamas'a oy verirken, kalıcı bir çözüm için öz çıkarlarını sahipleneceğini, kendisi için ikinci sınıf bir çözüme razı olmayacağını ortaya koymuştur. Filistin halkının bu tercihi görmezden gelinemez.

Kimse, en başta da ABD Başkanı Bush, kendisini kandırmasın.

Filistin halkının yolsuzluklardan bıktığı, El-Fetih'in yozlaşmış yönetim kadrolarının yerine Hamas'a “temiz toplum” umuduyla oy verdiği doğrudur. Ayrıca Hamas'ın, mülteci kamplarındaki sağlık ve eğitim hizmetleri yanında, yerleşim birimlerindeki yol tamiri ve sokak aydınlatması gibi işleri üstlenmesinin de Filistinlileri etkilediği bilinmektedir.

Bunların seçimlerdeki etkisini yadsıyamayız. Ancak bunları, ABD Başkanı Bush'un söylediği gibi, Hamas'ın seçim zaferinin asıl gerekçesi olarak kabul edemeyiz. Bu kendimizi aldatmak olur.

Filistin'de Hamas'a iktidar yolunu açan asıl gerekçe, ABD yönetiminin Ortadoğu genelinde, İsrail yönetiminin ise Filistin özelinde izlediği politikalardır.

* * *

ABD'nin Ortadoğu'da enerji kaynaklarının kontrolünü amaçladığı artık kimsenin sırrı değil.

Afganistan'dan sonra Irak'ın da işgali, ABD yöneticilerinin terörle mücadele ve bölgeyi demokratikleştirme gibi laflarının, sadece düzmece birer gerekçe olduğunu ortaya koydu. ABD'nin bu politikasına Ortadoğu halklarının tepkisi ise siyasal İslam'ın yükselişi biçiminde oldu.

Bu bağlamda Hamas'ın seçim zaferi sürpriz sayılmamalı. ABD'nin Ortadoğu politikasına karşı beklenen bir tepki olarak algılanmalı.

Bu tepkinin öncesi de var.

İngiliz The Times gazetesi diplomasi editörü Richard Beeston dün Hamas'ın seçim zaferini yorumlarken, İran'da da Ahmedinecad'ın Cumhurbaşkanlığı'nı benzeri bir tepki sonucu kazandığına dikkat çekti. Aynı şekilde Mısır'da, Hamas'a yakın bir yapısı olan Müslüman Kardeşler Örgütü'nün muhalefetin yerini almaya başladığını, Lübnan'da yapılan seçimlerde Hizbullah'ın ana muhalefet olarak Meclis'e girdiğini yazdı.

Richard Beeston bu durumu, “Ortadoğu'da yeni bir demokrasi gelişmeye başladı ve bunun sonuçları karmaşık olacak” diye tanımladı.

* * *

Karmaşık bir sonuç, öncelikle İsrail'de yaşanacak.

İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'ın İsrail'i haritadan silmeye yönelik birbirini izleyen açıklamalarından sonra, Filistin'de İsrail'in varlığını tanımayan Hamas'ın kazandığı seçim zaferinin İsrail halkının güvenlik algılamasını değiştirmesi kaçınılmaz. Bu da, ister istemez bu ülkede iki ay içinde yapılacak genel seçimi etkileyecek.

İsrail seçimlerini sertlik yanlısı Netanyahu'nun yönetimindeki Likud Partisi'nin kazanacağını şimdiden söyleyebiliriz.

* * *

Filistin'de Hamas, İsrail'de Likud.. Ne beklenebilir? Bu tablo, barış umudunun bütünüyle yok olması anlamına mı gelmektedir?

Hiç kuşkusuz, barış süreci bugüne kadarki biçimiyle süremez. Yeni ve kırılgan bir dehşet dengesi oluştuğu açıktır.

Burada Hamas'ın dışlanmaması asıldır. Filistin halkı Hamas'a oy verirken, kalıcı bir çözüm için öz çıkarlarını sahipleneceğini, kendisi için ikinci sınıf bir çözüme razı olmayacağını ortaya koymuştur. Filistin halkının bu tercihi görmezden gelinemez.

Bu noktada, AB'nin Filistin'e yaptığı yıllık 500 milyon Euro tutarındaki yardımının sürdürülmesi de yaşamsaldır. AB bu yardımı keser, ya da askıya alırsa, Hamas'a silah bırakması için yapılacak çağrıların hiç bir anlamı kalmaz.

Filistin'de iktidar sorumluluğunu üstlenecek olan Hamas'ın siyasi sürece kazanılması mutlaka denenmelidir. Bu konuda IRA'nın siyasi kanadı Sinn Fein'e gösterilen hoşgörü Hamas'tan esirgenmemelidir.

Hamas'ın siyasi kanadının lideri İsmail Haniye'nin BBC'ye, barış görüşmelerinin başlaması için İsrail'in Filistinlilerin haklarını tanıması gerektiğini söylemesi, Filistin'de yeni bir başlangıç yolunda tünelin ucundaki ışık olarak değerlendirilebilir.