DTP TERÖR MÜCADELESİNİN NERESİNDE?ulucgurkan.net

Ağu 8 2007 Etiketler : Uluç Gürkan, İNTERNETHABER
DTP TERÖR MÜCADELESİNİN NERESİNDE?

Geniş halk kitleleri, terörün etnik boyutu da dahil olmak üzere bir bütünlük içinde ele alınsın ve “Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı” temelinde çözüme kavuşsun istiyor

Yolda, telefonda, İnternette... Durmaksızın soruyorlar: “DTP’nin Meclis’e girmesi iyi olmadı mı?”

Elbette iyi oldu..

Ortada çözülmesi gereken bir sorun var. Kimimizin etnik boyutunu öne çıkartarak “Kürt sorunu” dediği, kimimizin PKK eylemleriyle özdeşleştirip “terör” diye adlandırdığı bir sorun..

Amerikan araştırma şirketi Pew tarafından yayınlanan “küresel eğilimler” raporuna göre, Türkiye’de halkın yüzde 72’si bu sorunu özellikle terör boyutuyla algılıyor. Bu arada, ülkenin de “en büyük sorunu” olarak tanımlıyor.

Buna rağmen geniş halk kitleleri, terörün askeri yoldan bitirilmesi halinde de sorunun bütünüyle çözülmüş olacağına inanmıyor. Sorun etnik boyutu da dahil olmak üzere bütün boyutlarıyla ele alınsın, “Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı” temelinde de çözüme kavuşsun istiyor.

DTP’nin Meclis’e girmesi, sorunun bu anlayışla çözümü için bir fırsat olabilir.

Sorunun muhataplarının Meclis çatısı altında kendilerini ilk ağızdan ifade edebilecek olmaları iyi değerlendirilmelidir..

* * *

DTP’liler bu konuda, Meclis’in ilk gününde MHP’lilerle el sıkışarak, başta Medya olmak üzere pek çok çevrede olumlu bir hava yarattılar. Çözüme katkı koyacakları beklentisini yarattılar.

Peki, bu hava sürecek mi? DTP’liler çözüme gerçekten katkısı yapacak mı?

Ahmet Türk’ün, “PKK terör örgütüdür dersek ne bir misyonumuz, ne de bir rolümüz kalır” demesi fazlaca umut vermiyor.

Türk’ün bu sözleri, DTP’nin Meclisteki misyonunun PKK terörü karşısında “üç maymun” rolüyle belirlendiğini ortaya koyuyor.

Ne dersiniz? Böylesi bir DTP’nin çözüme doğrudan ya da dolaylı bir katkısı olabilir mi? DTP’liler terörü görmezden geldikleri, yok varsaydıkları sürece ağızlarına sakız ettikleri barış hedefine ulaşabilirler mi?

Bu olacak iş değildir.. PKK’nın kahbe mayın eylemleri, korkak pusu tezgahları bütün vahşetiyle sürecek.. DTP bunu görmezden, duymazdan gelecek.. PKK vahşetini kınamayı “misyonuma ve rolüme uymaz” diyerek reddedecek.. Buna karşın, fırsatını her bulduğunda, devletin terörle mücadelesini acımasızca eleştirecek..

DTP bu yaklaşımıyla, bırakın bizi, en kısa sürede tam desteğine sahip olduğu yurt dışı odakların güvenini de yitirir.

AB Güvenlik Çalışma Enstitüsü tarafından hazırlanan Türkiye raporu, bu konuda DTP’ye bir uyarı gibidir. Raporda DTP’nin PKK ile ilişkisinin “bir şekilde PKK’ya bağlılık” olarak tanımlanması ve bu durumun “açık sır” olarak nitelenmesi, DTP’lilerin kulaklarına küpe olmalıdır.

* * *

Hiç kuşkusuz, sadece kınanarak terör engellenemez. Terör, sadece savaşarak da bitirilemez.

Teröre karşı, maddi koşullarını ortadan kaldıracak topyekun bir mücadele kaçınılmazdır.

Türkiye somutunda terörün maddi koşulları, burada kısa bir paragrafla geçiştirilemeyecek önemdedir. Bu koşullar, siyasal, kültürel ve insani boyutlarıyla mutlaka ayrı ayrı yazıların konusu olmalıdır.

Bunlarla ilgili çözümler, ayrıca, Güneydoğu odaklı bir ekonomik ve sosyal iyileştirme programıyla desteklenmelidir.

Ancak, terörün maddi koşullarıyla ilgili bu topyekün mücadele gerçekliliği, terörü meşru kılmaz. Süregelen vahşete seyirci kalınmasına haklılık kazandırmaz.

Kuzey Irak’ta Amerikan himayesinde palazlanıp, Türkiye’de elde silah eylem üstüne eylem yapan teröristlere karşı güvenlik güçlerinin verdiği mücadele, teröre karşı topyekün mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır. Hiç bir koşulda, ne vazgeçilebilir ne de ertelenebilir..