Ağca Olayı Hukuki mi, Siyasi mi?.ulucgurkan.net

Oca 17 2006 Etiketler : Uluç Gürkan, Star
Ağca Olayı Hukuki mi, Siyasi mi?.

Hukuki boyutunun yanında, Ağca olayında Türkiye'de demokrasinin varlığı ve içeriğiyle bire bir ilgili bir siyasi boyutu da tartışmak durumundayız. Bundan kaçış yok.



Mehmet Ali Ağca'nın, sokaktaki sözde milliyetçi yandaşlarının yanı sıra, basında da gözü kara destekçileri var.

Basındakiler, sokaktakiler gibi “vatan millet” lafazanlığı yapmıyorlar. Bunun yerine “eşitlik” edebiyatına sığınıp Ağca'nın cezaevinden tahliye edilmesini meşrulaştırmaya çalışıyorlar.

Diyorlar ki, hukuki olarak tartışılması gereken olay siyasi bir zemine kaydı. “Katil aramızda” türü başlıklar hukuki olmaktan çok, siyasi içerikli mesajlardır. Diğer katiller affedilirken Ağca'nın böyle bir hakkı olamayacağını savunmak, düşünceyi cezalandırmaktır. Cinayetin kendisini değil, Ağca'nın uğruna cinayet işlediği politik çizgiyi affetmemektir.

“Katil severliğin” bu kadarına ne denebilir, sözcük bulamıyorum. Yanı sıra, bazı insanlar nasıl böylesine iki yüzlü olabiliyorlar anlayamıyorum.

Mehmet Ali Ağca, Abdi İpekçi'yi kahpece öldürdüğü günden buyana Türkiye'de özellikle himaye görüyor.. Yakalanıyor, ama koyulduğu askeri cezaevinden olmadık bir biçimde kaçırılıyor. Eline sahte bir pasaport verilip yurt dışına gönderiliyor. Bu konudaki belgeler de bir yangın sonucu yok ediliyor.

Papa'ya suikast girişimini ve İtalya'daki cezaevi günlerini geçelim.. Günü geliyor, Türkiye'de işlediği suçların cezasını çekmek için iadesi sağlanıyor. Ancak kısa bir süre sonra tartışmalı bir af hesabıyla serbest bırakılıyor.

* * *

Buradaki tartışma özünde hukukidir.

Öncelikle, Ağca tahliye edilirken neye göre nasıl bir hesap yapılmıştır, bu belli değildir.. Bir rivayete göre Ağca, hem 1991 yılındaki Şartlı Salıverme Yasası'ndan hem de 2000 yılındaki Af Yasası'ndan birlikte yararlandırılmıştır. Bir başka rivayete göre ise sadece 2000 yılı affından yararlandırılmış, ancak bunun yanında asıl olarak İtalya'da hapiste kaldığı varsayılan 20 yıl Türkiye'deki cezasından indirildiği için serbest bırakılmıştır.

Hangisi doğru olursa olsun, her iki durumda da Ağca için yapılan ceza indirimi hesabı, hukukiliği tartışmalı bir zorlamayı gündeme getirmektedir.

Birincisi, Rahşan Ecevit'in adıyla anılan 2000 yılının affında, daha önceki aflardan yararlananlar için ikinci bir ceza indirimine gidilmeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu konuda Yargıtay'ın görüşü de, hükümlülerin birden fazla aftan yararlanamayacağı yolundadır. Yargıtay'a göre, hükümlüler sadece en lehteki aftan yararlanabilirler.

İkincisi, yurt dışında hapiste geçen süre ancak aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan düşülebilir. Bununla ilgili Türk Ceza Yasası'nın 16/1 maddesi 2004 yılında şöyle düzenlenmiştir:

“Nerede işlenmiş olursa olsun, bir suçtan dolayı yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir.”

Ağca'ya, İtalya'da hapis yattığı Papa suikastı nedeniyle Türkiye'de verilmiş bir ceza yoktur. Türkiye'de verilen cezalar, Abdi İpekçi cinayeti (idam), Fruko gaspı (10 yıl), kuyumcu soygunu (10 yıl) ve cezaevinden firar (3 yıl) biçimindedir.

Papa suikastı için açılan davada Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi, ayrıca bir hüküm tesis etmemiştir. Mahkemenin bu kararını, Papa suikastı nedeniyle İtalya'da verilen cezanın Türkiye'de de aynen kopyalandığı anlamında değerlendirmek, kimseye nasip olmayacak bir hukuk ayrıcalığıdır.

Türk Ceza Yasası'nın büyük ölçüde İtalya'dan alındığı doğrudur. Ancak bunun, İtalyan mahkemelerinin kararlarının Türkiye'de de geçerli oldukları anlamına gelmediği herhalde kuşkusuzdur.

* * *

Peki, Ağca olayının hiç mi siyasi boyutu yok?

Elbette ki var. Hem de önemli ölçüde var.

Ağca kimin için tetikçilik yaptı? Böylesine himayeyi ona kim, hangi gerekçeyle sağladı? Bu yapı bugün hala etkin mi? Etkinse, bu yapı nasıl kırılacak?

Hukuki boyutunun yanında, Ağca olayında Türkiye'de demokrasinin varlığı ve içeriğiyle bire bir ilgili bir siyasi boyutu da tartışmak durumundayız. Bundan kaçış yok.