UYUM YASALARIulucgurkan.net

Şub 6 2002 Etiketler : TBMM

Tasarı: UYUM YASALARI

Durum:
TBMM GENEL KURUL OYLAMASI - KABUL

Özet: Kamuoyunda uyum yasaları olarak bilinen, TCK'nın 312. ve 159. maddelerini değiştirmeyi öngören tasarının 5. maddesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne uygun olarak değiştirilmesi ve bu suretle AİHM mahkemesinin Türkiye'yi mahkum etme dayanağının ortadan kaldırılması amacıyla Uluç Gürkan tarafından verilen önerge

İçerik: H. ULUÇ GÜRKAN (Ankara) - Sayin Baskan, sayin milletvekilleri; bu önergeyle amacim, 10 yildir uluslararasi platformlarda, inançla ve kararlilikla hakliligini savundugum ülkemin, Türkiyemizin ulusal çikarlarinin zarar görmesini önlemektir. Ekim ayinda, Anayasanin 19 uncu maddesinde, Avrupa Insan Haklari Mahkemesinin kullandigi Avrupa Insan Haklari Sözlesmesine uygun bir düzenleme yap-tik. Yakalanan veya tutuklanan kisiler için gözalti süresini 4 günden daha öteye, ancak, o kisilerin, mutlaka hâkim önüne çikarilmalari kaydiyla öngördük ve Anayasaya "kimse, bu süreler geçtikten sonra, hâkim karari olmaksizin hürriyetinden yoksun birakilamaz" dedik.

Sayin milletvekilleri, Anayasada bu degisikligi yaptiktan sonra, hiç kuskusuz hükümetimizin talimatiyla, Türkiye'nin Avrupa Konseyi Nezdindeki Daimî Temsilcisi Büyükelçi Numan Hazar imza-siyla, 29 Ocak 2002 günü Avrupa Konseyine asagidaki, simdi okuyacagim bildirimde bulunduk. "Tüm ülkede gözalti süresinin en çok 4 gün olarak belirlenmesi hakkinda, geçenlerde yapilan Anayasal degi-siklikler sonucunda, Avrupa Insan Haklari Sözlesmesinin 15/3 üncü maddesi geregince, Sözlesmenin 5 inci maddesi hakkinda, Türk Hükümetinin, 5 Mayis 1992 tarihinde yapilan askiya alma kararini geri çektigini bildirmek isterim" Avrupa Konseyi Genel Sekreteri de, bu konuda, son kalan Türkiye'nin de askiya alma kararini çekmesi nedeniyle, bütün dünyaya, memnuniyetini belirten bir açiklama yapti. Türkiye, bu bildirimiyle, gözalti süreleri hakkinda, Avrupa Insan Haklari Mahkemesine bireysel basvu-ru yolunu açti. daha önce askiya almis oldugu bireysel basvuru yolunu açti. Ölçü, bu konuda Anayasada yazili; Avrupa standartlari; hâkim önüne çikarilmak. Simdi yeni getirilen düzenlemeyle, bir anlamda Anayasada yaptigimiz degisikligi deliyoruz. Dogru Yol Partisi sözcüsü Sayin Esen'in söyledigi gibi, hâkime dosya üzerinden inceleme yapma, önüne çikarilmadan, olanagini veren bir düzenleme yapiyo-ruz.

Sayin milletvekilleri, bu düzenlemeyi yaparsak, askiya alma kararini da çikardigimiz için bundan böyle olaganüstü hal bölgesinde hâkim karariyla da olsa, dosya üzerinde yapilmissa, önüne çikarilmamissa, alinacak her uzatma karari nedeniyle Avrupa Insan Haklari Mahkemesine gidilecek ve Avrupa Insan Haklari Mahkemesi Türkiye hakkinda tazminata hükmedecektir; çünkü, ölçü Anayasamizda yazili olan hâkim önüne çikarilmaktir.

Sayin milletvekilleri, bugüne kadar biz, Avrupa Insan Haklari Mahkemesine 10 milyon dolari askin para ödedik tazminat olarak, bir o kadar para da yolda. Bunlari ödememek için Anayasamiz dahil bir sürü yerde degisiklik yapiyoruz. Simdi Anayasamizda buna uygun degisikligi yaptiktan sonra, hâkim önüne çikarilma kosulunu aramaksizin hâkim karariyla uzatma kararini almak onlarca milyon dolarlik yeni tazminatlara gidilmesi olanagini, yolunu açabilir. Buna hakkimiz yok, bu para bize gökten zembille inmiyor, IMF'ten borç aliyoruz.

Sayin milletvekilleri, Avrupa Insan Haklari Mahkemesinin yargi yetkisini kabul etmek veya etmemek ayri bir seydir; ama, o yargi yetkisini kabul ediyorsak, onun normlarina, bildirimlerine uymak zorundayiz. Bunu gönülle, irademizle kabul etmis durumdayiz. Tazminat ödeyerek egemenligimizi satin alamayiz. Avrupa Insan Haklari Mahkemesinin mahkûmiyet kararlari sahsen benim kanima dokunuyor, sizin de içinize sindigini sanmiyorum. Onun için, gelin, önergemi destekleyin, kimse Türkiye aleyhine Avrupa Insan Haklari Mahkemesine bu konu nedeniyle gidemesin, Avrupa Insan Haklari Mahkemesi de bu konuda Türkiye aleyhine karar veremesin.

Saygilar efendim. (DSP, ANAP, DYP, AK Parti ve SP siralarindan alkislar)